9 Kasım 2009 Pazartesi

Gripmisiniz?Soğukalgınlığımı?

Bir hapşırıkta grip olunmuyor, doğru bilgilenmek için tabloya bakın.
Doktora gitmeyi de ihmal etmeyin tabii, geçmiş olsun...
tabloya tıklarsanız büyük olarak görebilirsiniz:


8 Kasım 2009 Pazar

FIRINDA KARNIBAHAR ve HAVUÇ KIZARTMASI

Kızartma ağır olduğu için ve de mideme dokunduğu için bu kez fırında denemek istedim, daha önce başamel soslu denemiştim, ama bu şekilde daha güzel oldu, hemde çok hafifti . Tavsiye ederim...


Karnıbaharı önce dallarına ayırıp haşladım.Haşlarken suyun içine limon sıkıyorum , hem bembeyaz kalıyor hemde fazla kokmuyor.havuçlarıda kazıyıp karnıbaharla birlikte haşladım,sonra doğradım.
sonra 3 yumurtayı 1 kaşık un ve tuzla çırptım.bu sosa batırdığım sebzeleri galete ununa batırıp yağlı kağıt serdiğim tepsiye dizdim.Fırında 200 derecede kızarana kadar pişti.üzerine sarımsaklı yoğurtla nefis olur, ama ben kokudan dolayı sade yoğurtla servis yaptım.yağda kızarmış kadar çıtır değildi ama hafifti yedikçe yiyesi geliyor insanın, sağlığını düşünenler denesin:)

5 Kasım 2009 Perşembe

FIRINDA HAMSİ



Hamsinin Buğulamasını herkes bilir, ama bu şeklini bir arkadaşımdan öğrendim ve geçen seneden beri böyle pişiriyorum.Çok hafif ve değişik oluyor,tavsiye ederim:)
Yenmeden fotoğraflıyım diye acele ettiğimden dumanı üzerinde , o yüzden fazla net çıkmamış...
Malzeme:
1 kg.hamsi
3-4 domates rendesi
1 kaşık biber salçası
1 kaşık sıvıyağ
2-3 diş ezilmiş sarımsak
tuz, karabiber defne yaprağı
Yapılışı:
Balıklar ayıklanıp yıkanır, kılçığıda çıkarılır.Bir tepsiye yada borcama dizilir.Diğer malzemenin hepsi karıştırılıp üzerine dökülür, defne yaprağı üzerine konur, hem kokusunu alıyor, hem lezzet veriyor .200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.Kızarıklığı resimlerde fazla belli değil ama güzel kızarmıştı:)




3 Kasım 2009 Salı

ISPANAKLI BÖREK


Tarifini daha önce not kağıdına yazmışım, o yüzden kimden aldığımı bilemiyorum,akıl edenin fikrine sağlık...Denedim ve çok beğenildi.iç malzemesi tarifte değişikti, benim ıspanağım vardı o yüzden ıspanaklı yaptım.
Yufkalı Milföylü Pratik Börek....
Malzeme:
2 adet yufka
8 kare milföy
1/2 kg. ıspanak
1/2 su br. süt
1/2 su br.sıvıyağ
1 şişe maden suyu
1 yumurta
Yapılışı:önce içini hazırlayalım, ıspanaklar yıkanıp doğranır, tuz dökülüp ovulur ve suyu sıkılır, pulbiber, nane ile tatlandırılır.Büyük kare borcamı hafif yağlayın, 4 kare milföyü üstüste koyup elinizle inceltin , borcama koyun.üzerine yufkanın birini buruşturarak (yada parçalayarak koyun)iç malzemesini serpin.üzerine diğer yufkayı aynı şekilde örtün.üzerine yine 4 kare milföyü büyütüp koyun. Şimdi kesebilirsiniz.üzerinin sosu için, yağ, süt, yumurta ve soda çırpıılır. Böreğimizin üzerine yavaşça dökülür.bıçakla kesiklerden gezdirilerek çektirilir.üzerine haşhaş tohumu veya susam serpilir, 180 derece fırında 30-40 dk. kızarana kadar pişirilir.Su böreği tadında, elde açılmış hissi veren, milföy olduğu anlaşılmayan nefis bir börek.İçini değişik malzemeyle hazırlıyabilirsiniz.Afiyetler Olsun....

2 Kasım 2009 Pazartesi

Çay Masam ve Menüsü....


En son arkadaş toplantımda hazırladığım çay masam...
Liseden arkadaşlarımla her ay toplanıyoruz ,yiyecekleri abartmamak adına sınırlama getirdik, çok çeşit yapmak yok .,ama yetti de arttı bile...

Menüm:
Ispanaklı yufkalı milföy böreği
Mercimek köftesi
Arpa şehriye Salatası
Halleyli pasta
tabiiki sıcacık çaylar....
İlk kez yaptığım şehriyeli salatam:


Arpa Şehriye salatası
Malzeme:
1 paket arpa şehriye
1 bardak yoğurt
2-3 kaşık mayonez
1 kavanoz garnitür
salatalık turşusu(istediğiniz kadar)küçük doğranmış
1 küçük mısır konservesi
Yapılışı:
Bol tuzlu suda şehriye haşlanır,çok lapa olmasın biraz diri kalsın.Süzülür.Soğuduktan sonra bütün malzemeler karıştırılır, üzeri süslenir.Bir arkadaşımda tadıp, tarifini almıştım.Yapılışı çok kolay ve çok lezzetli, herkes beğendi, böreğimin yanında çok iyi gitti,tavsiye edilir ...



Soğan ve Gripten Korunmak


Uzun zamandır ihmal ettim biliyorum ama artık buradayım, 24 saat bana yetmiyor, her yere yetişmeye uğraşırsam sonuç bu...Neyse artık son gaz devam:))

mailime gelen bir yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim, ben bu akşam denemeye başlıcağım, 1 tanede işyerime getireyim bari:)

"GRİP" için bir "Eski zaman" öyküsü...
"1919 yılında, Dünyada 40.000 milyon kişinin "Grip" ten öldüğünde, bir Doktor birçok çiftçiyi Griple mücadelede yardım amacıyla ziyaret eder.Birçok çiftçi ve ailesi Grip kapmıştır ve birçoğu ölürler. Doktor ziyaretlerine devam eder ve bir sürprizle karşılaşır, ziyaret ettiği bir çiftçi ve ailesi çok sağlıklıdır.Doktor böyle olabilmesi için aileye herkesten farlı ne yaptıklarını sorar ve cevaben çiftçinin hanımı odaya , bir tabak içine "soyulmamış" bir "SOĞAN" koyduklarını (muhtemelen diğer odalarada) söyler.Doktor buna inanamaz ve bu "soğan" lardan birini alarak Laboratuvarda Mikroskop altına koyarak inceler ve "soğan" ın içinde "Grip" virüsünü görür."Soğan" açıkça "Grip" bakterisini absorbe etmiş, emmiştir ve bu sayede de aile sağlıklı kalmıştır. Evet, ben bu hikayeyi berberimden duydum.O, bana yıllar önce birçok çalışanının "Grip" olduğunu ve böylece müşterilerinin de "Grip" kaptığını anlatmıştı.Gelen yılda o, dükkanına çukur bir tabak içinde bir "SOĞAN" yerleştirir.Ve büyük bir sürpriz yaşar, o yıl hiçbir personeli "Grip" olmamıştır.O işe yaramıştır... Bu öyküden alınacak ders, bir miktar "soğan" almanız ve evinizin çevresinde biryerlere yerleştirmenizdir. Ne olduğunu görmek için onu deneyin.Biz geçen yıl onu denedik ve asla "Grip" olmadık. Eğer o sizi ve sevdiklerinizi bu hastalıktan kurtarırsa ne güzel.Buna rağmen şayet "Grip" olursanız, o daha yumuşak ve uysal geçebilir. Bir miktar "SOĞAN" satın almaya vereceğiniz birkaç liradan başka ne kaybedebilirsiniz? ..."